Bu defa bloga geçen haftaya ait çeşitli resimler ekliyorum, görsel bir özet yapmış olurum böylelikle.
Kurabiye canavarları ikilendi. Hafta sonu, diş buğdayına gittiğimiz gün oraya götürülmek üzere Beril'le kurabiye yaptık. Hani şu geçenlerde benim yaptığım kurabiyelerden. Bu defa küçük maharetli ellerde katıldı bana.
Kurabiyeleri yapım aşaması çok başarılıydı ama maalesef ben bir gün önce 230 derecede Portakal Ağacı'nda gördüğüm yoğurmadan ekmek tarifi'ni yaptığım için fırının derecesini 180 dereceye düşürmeyi unutmuşum ve kurabiyelerin bir çoğunun altı yandı. Bu ekmek tarifi de çok kolay ve çok lezzetli özellikle tam buğday unuyla yapıldığında.
Bu kadar kurabiye, ekmek yeter sanırım. Bunları yapıyorum ama ekmek haricinde diğerlerini yemiyorum. İki haftadır düzenli olarak arka caddemizdeki parkta 45 dakikalık yürüyüşler yapıyorum. Beril servise biniyor ben de ver elini park...Dün çok soğuk, rüzgarlı ve yağışlı olduğu için gidememiştim. Ama bu sabah güneş yüzünü öylesine sıcacık gösterdi ki eve geri dönemezdim, hatta bu sabah hızımı alamayıp 1 saat yürüdüm. Ve fotoğrafla da kanıtlıyorum...
Kışın renkleri birbirine karışmış...
Yürürken çektiğim için değişik bir fotoğraf olmuş, sanatsal bile denebilir...
Yürüyüşümü ve kahvaltımı yaptıktan sonra hemen bir dolmuşa binip Kadıköy'e indim. Amacım Eminönü'ne gitmekti. Yılbaşı öncesi öylesine keyifli olurki oralar...
Martılar eşliğinde karşı yakaya geçtim bir bardak sıcacık çayımı yudumlayarak, kulağımda T.eoman şarkıları...
İlk durağım Kapa.lı Çarşıydı. Koca'nın saatini tamir ettirmek ve Beril'e halka küpe almak için önce çarşıdan başladım gezintime. Saatin tamirini beklerken Şark Kahve.sinde çay ve tost molası verdim. Cafer'le sohbet ettik biraz. Cafer Şar.k kahvesinin yılların garsonudur. Tanımadığı rehber yok gibidir.
Sonra da Mahmutpa.şa'dan kendimi aşağıya bıraktım. İstikamet Tahtakale...
Bir kaç yılbaşı süsü, Beril'e ev ayakkabısı, Koca'ya C.Birsen şemsiye ( ne zamandır istiyordu, sürpriz olacak ), N.amlı'dan kahvaltılık , N.uri To.plar'dan dünyanın en lezzetli türk kahvesi ve
Kuru.kahveci'nin tam karşı sırasında adını bilmediğim ama yılların eski kaşarcısından eski kaşar, F.ermo'dan yılbaşı ağacı, kurabiye adam şeklinde kurabiye kalıpları aldıktan sonra yorgun ama mutlu bir ruh haliyle eve döndüm... pahada epeyce hafiflemiş olarak tabii. Maksat ülkem resesyona girmesin dimi ama??
Vapura binmeden önce Yeni Camii'nin önünde bir kalabalık...tahmin ettiğim gibi bir kanal vatandaşlarla röportaj yapıyor. S.tar tv'ymiş, sanırım akşam haberlerinde yayınlanacak. Zaten yazımı yazarken o kanal açık. Ne yapayım merak ettim konuyu...
Dip not: dün röportajı yapan kanal s.how tv'ymiş. hatta hayal meyal, kısacık bir an kendimi de görür gibi oldum. Röportaj konusu " kriz ortamında s.e.ks düşünebiliyormusunuz?"
Yaşlı başlı teyzeler, amcalar bu parasızlıkta onu düşünemediklerini söylüyorlardı, ne milletiz yaavvv ... Her konuda ahlak kumkuması kesiliriz ama adamın biri elinde mikrofon, karşında kamera yatak oda durumlarını soruyor bizim çokk ahlaklı amca ve teyzeler de yüzleri bile kızarmadan cevap veriyor. Pessss yani...

Recent Comments