8 aydır karınca misali durmaksızın çalışan ben artık kış uykusu moduna geçtim pazar günü itibariyle.
Geçtiğimiz perşembe Costa'nın bu sezonki son gemisini uğurladık.
O gün inanılmaz yoruldum, aynı gün içinde iki ayrı italyan gruba iki kez Ayasofya, S.Ahmet camii, Hipodrom ve K.Çarşı, halı v.s. anlattım. Yani çift yarım yaptım bizim tabirimizle.
Dilimizde sürekli son gemi turu ama maalesef bu cümle,sevgili Rozi'ye uğursuzluk olarak geri döndü. Her zaman çok keyifli, esprili olan Rozi'mizin Ayasofya'da kalp krizi geçirip yere yığıldığının haberi hepimiizi çok üzdü. Ama öğrendik ki durumu iyiymiş, hastaneden çıkmış. Çok şükür. Bu tatsız haberden sonra o gün kendimize son gemi lafını yasakladık.
Gemi turunun hemen arkasından bir ilaç firmasının davetlileri olarak İstanbul'a gelen Fas, Tunus ve Cezayirli doktorları gezdirdik. Ben daha çok akşamları eşlik ettim.
Son akşam Binbirdirek sarnıcında gala gecesi düzenlenmişti. Aman ne eğlendiler, ne eğlendik. Sezonun son turunda ben de göbek atarak kurtlarımı döktüm.
Şimdi kendime vakit ayırmalıyım. Okunacak kitaplar, görülecek filmler, görüşülecek hısım, akrabalar, ödenecek vergiler,v.s.
Ohh ne güzel evde Çemberimde Gül Oya seyrederken edilecek kahvaltılar, hatta Beril'i okula yollayıp biraz daha uyumalar...
Çok hayallerim var çokkk.Sırayla inşallah...

Recent Comments