Evetttt, işte o meşhur gün geldi çattı... bu sabah biz de tüm öğrenciler ve velileri gibi sabahın erken saatinde yola koyulduk.
Bir kaç yıl öncesine kadar okulun ilk günü dedilermi tüylerim diken diken olurdu.
"Iyyy İstanbul'un trafiği, aman umarım bir işim olmazda sokağa çıkmak zorunda kalmam" derdim.
Bugün ise ölesiye heyecanlıydık karı koca. Bir ara Koca'ya baktım adamcağızın yüzü bembeyaz.
"Hayatım okula biz değil Beril başlıyor, iyimisin kazık yutmuş gibi duruyorsun" dedim. Bir akşam önceden kıyafetlerimizi özenle ütüleyip hazırladık, sanırsınız düğünümüz var.
Bu sabah önce kendimizi hazırlayıp sonra Beril'i uyandırdım. Küçük hanım mahmur mahmur "anne ben anaokuluna gitmek istemiyorum " dedi. Tabii ben yutarmıyım bunu. Geçen seneden hazırlıklıyım çünkü geçen yıl Aydo'ya gittiği ilk hafta da böyle mırın kırın yapmıştı.
"Beril'ciğim artık okula başladın tüm arkadaşların gibi okula gideceksin, hem orada çok cici öğretmenlerin var, bir sürü arkadaşın ve bir sürü oyuncak var" diyereek konuyu fazla uzatmadan giydirdim. Saçını topla, giydir derken ben kan ter içinde kaldım... hadi tekrar kıyafet değiştir ( özeniyoruz yaa ), evden çık, arabaya bin, o nefret ettiğim korkunç trafiğe takıl derken kendimizi okulda bulduk.
Beril önce biraz yadırgadı ama yine de çok zorluk çıkartmadı bize. Allahtan geçen sene yuvadan ve ondan önceki senede oyun grubundan alışıktı hemen adapte oldu. Öğretmeni eline boya kalemleri ve kağıtlar verdi, bizimki de hemen kendisi gibi sanırım yuvaya alışık arkadaşlarıyla boyama yapmaya başladı. Yanıbaşımızda hiç yuvaya gitmemiş ağlayan bir kaç tane sınıf arkadaşı vardı.

Beril içeride sınıfına alışmaya çalışırken biz de o sırada sınıfın dışında, çocuğunu K.üçük Prens'e vermiş liseden tanıdığımız arkadaşlarımızla sohbet ediyorduk. Baktık Beril sınıfın dışına çıkıp bizi yokluyor "hadi gidelim biz en iyisi "dedik. Onu oraya bırakıp içimizde bir burukluk, heyecan ben eve, Koca işe gittik.
Biraz sonra Beril servisle eve gelecek... Merak içinde bekliyorum, bakalım anlatacakmı bugün yaşadıklarını? Beril'i bir de serviste bir sürpriz bekliyor. Aydo'dan tanıdığı ilk başlarda çok sevdiği ama sonra ona vurduğu hatta kenar köşelerde sıkıştırdığı için hiç haz etmediği bir çocuk var. Bakalım noolucak:)) Onu gördüğündeki yüz ifadesini merak ediyorum...
Bu arada ona iki tepside peynirli poğaça yaptım. Tipik anne hali. Okuldan gelen çocuğunu mis kokulu kek, poğaçalarla karşılayan... tabii sadece bir iki günlüğüne...
Tarif portakal ağacı'na ait.
Recent Comments