Dün döndük Beril'in deyimiyle yazlık evden...
Artık bir sonraki yaza kadar kışlık evimizdeyiz. Herkesle yani sitenin esnafı ve bekçileriyle bir sonraki yaz görüşünceye kadar kendilerine iyi bakmalarını dileyerek ve teşekkür ederek vedalaştık.
Toplanmamız epey sancılı oldu. Meğer ne çok kıyafet, oyuncak, dvd player ,cd,digitürk, laptop,v.s. götürmüşüz. Bir de benim Yalova pazarından alıp yaptığım domates konserveleri, reçeller eklenince toparlanmak, onları arabaya yerleştirmek sağolsun Koca'ya düştü. Adamcağız kan ter içinde onları evden arabaya, arabadan eve taşıdı durdu.
Beril kolluklu, kolluksuz havuzda, denizde, derinde yüzmeyi öğrendi bu yaz. Bunu da atlattık çok şükür. Seneyede inşallah iki tekerlekli bisiklete binmeyi öğrenir.
Leylekler de veda etti bize. Kimbilir nereden gelip nereye gidiyorlar?
Cuma günü havuzda güneşlenirken, yanılmıyorsam akşamüstü 16:00 civarlarında sürüler halinde üzerimizden uçup gittiler. Hiç böylesine kalabalık leylek sürüsü görmemiştim. Gözlerimden akan bir kaç damla gözyaşıyla vedalaştım hem yaz'la hem leyleklerle önümüzdeki sene buluşmak, kavuşmak dileğiyle.
Bu hafta sonu tam iki kez , iki gün üst üste yaşadığım için şükrettim Tanrı'ya.
İlki; leylek sürülerini gördüğümde, ikincisiyse; cumartesi sabahı inanılmaz durulukta ve renkteki Marmara denizinde bir yanımda kızım, bebeğim, küçük aşkım, diğer yanımda sevgilim, kocam, büyük aşkımla kahkahalar içinde yüzdüğümde...
Eylül ayı ile birlikte hayatımızda yeni düzenlerde başlıyor. Beril iki hafta sonra ciddi ciddi okula başlıyor, anaokuluna yani K.üçük P.rens' e. Benim işlerim yoğunlaşıyor ki bu iyi bir şey. Yine gece gündüz toplantı gruplarım olacak. Ramazan geliyor, dolayısıyla trafik stresi başlıyor. Doğumgünlerimiz var bu ay. Sevgili dostum Eren'in, canım kızımın,Berilimin, Koca'nın.. sonra ekim başı evlilik yıldönümümüz...
Bir de ben hala oluyorum bir kaç güne kadar. Canım kardeşim Baba oluyor. Küçük hanım, adı Revna olacak ( manası göz alıcı güzellikte olan ) son konrolde hala baş aşağı dönmemişti, oturur pozisyondaydı,keyfi yerinde prensesin. Yarın tekrar doktora gidiyorlar, hala oturur pozisyondaysa sezeryanla alacaklar bebeğimizi. Yani eli kulağında doğumun.Kısacası bizi epey yoğun, gündemli bir Eylül ayı bekliyor her zamanki gibi.
Bu arada sevgili Nükhet'in Vegan isimli blogunda gördüğüm lezzeti olağanüstü güzellikte olan fırın mücveri yaptım. Dayanamayıp yarısına yakınını lüplettim resmini çekemeden:)))
Tarif tamamen vegan tarifti, ben beyaz peynir ve bir yumurta ilavesiyle ufak bir değişiklik yaptım. Eğer Nükhet'in tarifte kullandığı tofuyu bulursam tarifi bir de o şekilde deneyeceğim.
Bu da son eğlencem; Mp3 denince akla bence başka bir marka gelmemeli. Kesinlikle I-pod diyorum. Benimki 2 Gb shuf.fle modeli hani şu karıştırıp, çalkalayıp çalan I-pod. Küçücük ama ses kalitesi muhteşem. Takıyorum bikinimin yakasına ya da bluzumun gidiyorum sahile ya da sabahları erkenden vapurla geçerken bir bardak çayıma eşlik ediyor kulaklarımda Sezen Aksu'nun, Madonna'nın son albümüyle...
Recent Comments