Biraz tuhaf bir başlık oldu biliyorum ama gerçektende bu pazartesi polisiye film gibi bir gün oldu bizim için.
O gün her pazartesi olduğu gibi sendromlu bir şekilde işe gittim. Öğlene kadar herşey yolunda, arkadaşlarla yemeğe çıktık tam bir iki kaşık bir şeyler atıştırmıştım ki evden gelen telefonla resmen krize girdim.
Bakıcımız Nurgül'ün söylediği 3 kelimeyi anlayabildim önce" Ben işi bırakıyorum" Ne oldu diye 3 kez tekrarladım. O kadar hızlı, anlaşılmaz konuşuyorduki.
En sonunda söylediklerinden çıkartabildiğim, eve bir adamın zorla girmek istediği, sevgilisi olduğunu iddaa ettiği yabancı çocuk bakıcısı olan bir kadını sakladığımızı ve onu saklamaya devam edersek bizi vuracağını öğrenebildim.
Panikle hemen eşime haber verdim, ikimizde ayrı ayrı eve gititik. Eve yaklaştığım sırada Eşimin etrafında bir sürü adamla birlikte kırmızı suratlı, genç birisiyle konuştuğunu gördüm. Ama ben yanlarına gitmedim, hemen eve girdim çünkü zavallı kadın zaten çok korkmuştu.
Bu arada sivil polisde geldi, o ve eşim adamla -uzaktan izliyorum- konuşmaya devam ediyorlar.
Bir müddet sonra baktım herkes dağılmış adamda gitmiş yine karşımızdaki Cafe'de oturmaya devam ediyor.
Eşim eve gelince bana anlattıklarıda çok enteresandı.
Bu adam 1,5 yıl Maya adında Moldovyalı çocuk bakıcısı bir kadınla birlikte olmuş. Bu kadın yüzünden yuvası dağılmış ve dolandırılmış. Ve bir müddettir de bu kadını arıyormuş. Bir kaç hafta önce kendisine kadının bizim oturduğumuz caddede görüldüğü söylenmiş.
Bunun üzerine tüm esnafa , kapıcılara "Ben sivil polisim buralarda kaçak çalışan yabancı, çocuk bakıcılığı yapan birini arıyorum " diye sormuş. hatta geçen hafta bakıcımızla Beril parka giderken bizimkinide durdurup "sizin apartmanda yatılı yabancı çalışan varmı?" diye sormuş. Bu arada bakıcımız dışarıda başını örten ama evin içinde açan , siyah saçlı esmer bir bayandır. Nurgül'de " Ben bilmiyorum beyefendi " deyip uzaklaşmış.
Olayın olduğu pazartesi günü Nurgül başı açık olarak balkondan halı silkeliyor o sırada da apartmanın karşısında bir haftadır apartmanımızı rahatça gözetleyebildiği cafe'de oturan bu adam Nurgül'ü uzaktan kendisini dolandıran sevgilisine benzetip apartmanımızın önünde "polis çağıırın burada kaçak çalışan yabancı var" diyerek bağırmaya başlıyor.
Bunun üzerine kapıcımız ve 80 yaşındaki tonton ev sahibimiz aynı zamanda yöneticimiz dışarı çıkıp kendisini sakinleştirmeye çalışıyorlar. Ama o arada adam kapıcımızıda tartaklıyor. Bizim yönetici" Bak evladım bu apartmanda öyle biri yok "dese de inandıramıyor. adam hatta kapıcıya da küfürler edip sende o kadınla birliktesin o yüzden saklıyorsun gibi laflar ediyor.
Bunun üzerine yöneticimiz "peki bakalım eğer dediğin gibi o dairede kadını saklıyorlarsa söz veriyorum ben evi arayıp onu bulursam sana ellerimle teslim edeceğim" diyor.
Bu adamın bizim apartmana kafayı takmasını , gözetleme sebebinide daha sonra öğreniyoruz. Biz bundan aşağı yukarı 8 ay önce şu anda oturmakta olduğumuz apartmana taşındık.
Eski kapıcımız eski yabancı uyruklu kadının kızıma yaptıklarını- ki ben bunlarıda daha önce yine burada dile getirmiştim- bilmediği için onun hala bizde olduğunu zannediyor ve tabii adamda kendini polisim diye tanıttığı için bizde böyle bir kadın olduğunu söylüyor. o günden itibaren adam tam karşımızdaki Cafe'ye oturup apartmanı gözetlemeye acaba kadın bir yerlerde görünecekmi diye bakınmaya başlıyor.
Bu pazartesi de Nurgül başı açık olarak balkona çıktığı için, ve uzaktan ona benzediği için adam "işte benim kadın bu dairede " diyerek ayaklanıp bağırmaya ve az önce anlattıklarımı yapmaya başlıyor.
Biz maalesef şikayetçi olamadık, adamın sabıkası yokmuş, adam eşimden polisin yanında binbir özür dilemiş. " Ben ona benzettim noolur affedin ama ben o kadını aramaya devam edeceğim"gibi cümleler etmiş. Dolayısıyla eşim şikayetçi olmayınca adamı bıraktılar tabii. Ve inanılır gibi değil ama adam gitti o Cafe'ye tekrar oturdu ve etrafı gözetlemeye devam etti.
Bakıcı tabii o gün işi bıraktı. Olan yine Beril'e ve bize oldu. Kızım o günden sonra 2 gün Avrupa yaksında oturan anneanneye, dün itibariylede anadolu yakasında oturan babaanneye bırakıldı.
Bundan sonra benim kesinkes işi bırakacağım tarih olan 30 Nisan'a kadar da hafta içi 2 gün anneanne, 3 gün babaanne ve hafta sonları 2 gün kendi evinde hayatını sürdürecek.
Kuzucuğum dün evine gideceğini zannetti ama akşam bu seferde babaanneye bırakılacağını anlayınca akıttığı gözyaşları yüreğimi dağladı. Aslında işi hemen bırakmak isterdim, hemen o gün aynı bakıcı gibi ama yapamam, bitirmem gereken bir kredi borcum var.
Canım kızım, aşkım biliyorum çok zor, her gece ağlıyorum sensiz uyurken o evde . O kadar soğuk ki.
Akşamlar nasıl geçecek bilmiyorum. Gündüz sensizliğe alışmıştım ama akşamları senin kokun olmadan nasıl uyurum ben?
Dayanmalıyız, çok az kaldı. Sonra seninle hergün parka, çok sevdiğin okuluna , sahile çimenlerin üzerinde yuvarlanmaya gideceğiz. Sabahları birlikte uyanıp, birbirimizi öpe koklaya kahvaltımızı yapacağız. Dayan nolur dayan...
İnsanın hayatı bazen ufacık bir olayla, bir yanlış anlamayla nasılda değişiyor.
Evet biliyorum ben zaten işi bırakacaktım yaz başında ama o güne kadar kızım evde bakıcısı tarafından bakılacaktı. İyide bir kızcağızdı, Beril'e severek baktığını zannediyorum.
Oysa şimdi kızım bir haftada 3 evde .tabii sevdikleriyle , onu çok sevenlerle ama yinede düzeni bozulmuş olarak 2 ay geçirecek.
Biliyorum ölümden başka herşeyin çaresi var biliyorum tüm bunları, kendimi böyle ikna etmeye çalışıyorum. Ama yüreğim ikna olmuyor. Neyse geçecek bu günlerde biliyorum
Allah kuzucuklarını kalpleri evde kalarak mecburen işe giden tüm annelere kolaylık versin...

Hay allahim ya... inanilacak gibi degil... Canim Berilim ya nefret ediyorum boyle durumlardan onu agladigini duymak beni ta buralardan etkilediyse sen mahfolmusundur eminim. Bakiciniz niye bu kadar sert tepki verdi onu anlayamadim. Tamam yanlis anlasilma olmus ama sizinle berille bir alakasi yokki bunun. Disaridan bir sey sonucta. Aklima zaten birakicakti bahane olmus gibi birsey geliyor ama gunahinida almak istmeiyorum. Canim Berilim ya cok cok uzuldum ama genede allah beterinden saklasin diyorum. Ya sokakta gorseydi ya saldirsaydi Beril yanindayken Allah korusun.... Herseyin iyisini duusnmek lazim az kaldi 1 aycik sabrediceksiniz belki cok uzun ama yapacak bir seyde yok... Operim koklarim sizi kendinize dikkat edin....
Posted by: Koyubeyaz | 23 February 2007 at 11:08 AM
canım benim.. dün konuşmuştuk, bugünde detaylar okudum ve şoklardayım.... hepinize geçmiş olsun..
Posted by: eren | 23 February 2007 at 04:54 PM
canım benim.. dün konuşmuştuk, bugünde detaylar okudum ve şoklardayım.... hepinize geçmiş olsun..
Posted by: eren | 23 February 2007 at 04:54 PM
ay canım berilim...hem onun hem sizin için çok kötü bir deneyim olmalı.geçmiş olsun.
Posted by: birinsan | 24 February 2007 at 10:16 PM